Evet, gerçekten de her kafadan bir ses çıkıyor. Bir sürü insan şarkı yazma konusunda çok istekli. İnternette biraz gezindim ve sanırım benim bu konuya bakışım biraz marjinal kaldı. Siz de birazcık gezinip okuduysanız bu konuyla ilgili herkesin kendine has bir yolu, yordamı olduğunu, kesin kural diyebileceğimiz çok fazla bir şey olmadığını anlamışsınızdır. Ben de burada size kendi tecrübelerimden ve tavsiyelerimden bahsetmek istiyorum.
Neden Şarkı Yazmalıyım, Neden Yazmamalıyım ?
Öncelikle
bizi şarkı yazmaya
iten motivasyonumuza bir bakmalıyız bence. Nedir? – Para. Bunu ben şuna benzetiyorum;
bedava ekmek dağıtırlar da,
insanlar onu almak için birbirini ezer ya, sanıyor ki eğri büğrü de olsa bir şarkısı olursa
elinde, o beleş lokmadan o da
kapacak. Hani o gazetelerde falan diyorlar ya Sezen Aksu 30bin Euro’ya sattı
yada en adını bilmediğin biri 3bin dolara
satıyormuş falan :) Hey yavrum hey !! “Bi şarkı satsam kabaca
25-30 bin TL den paçayı kurtarırım. Ben bu işe soyunayım. 2800TL maaşla nereye kadar
dimi?” Haklısın valla ama hayır arkadaşlar böyle bir şey yok, olmayacak.
Gerçek şu ki elinde çok
çok iyi şarkılar olduğu halde bir yere ulaşabilen sayısı çok az. Moralini bozmuş olabilirim ama
dost acı söyler. Gerçekten tek motivasyonun buysa seni çıkışa doğru alalım. Çünkü
eminim ki enerjini becerikli olduğun farklı bir konuda toplarsan çok daha fazla
kazanabilirsin. Yanlış
mı düşünüyorum? Diğer türlü çok büyük bir hayal kırıklığı yaşaman çok mümkün.
Gelelim şarkı yazmayı, kendini ifade yöntemi olarak seçmiş, önceliği müzik için müzik, hep daha iyi ezgi, hep daha iyi söz olan ve bunu haz duyduğu için yapan arkadaşlara… Bence doğru bir motivasyona sahipsiniz. Hiçbir yere ulaşamasanız bile sevdiğim şeyi yaptım dersiniz. Bu motivasyon hayal kırıklığı yaşatmaz. Şimdi dikkat edilecek hususlar kısmına nihayet geçebilirim :)
Şarkının Bileşenleri
Şarkıların, bileşenleri vardır, yani sadece bir melodi şarkı değildir, sadece söz, şarkı değildir, sadece bir gitar riff’i yada akor dizisi şarkı değildir. Şarkıda bütün bunların bir arada bulunması gerekir. (4 satır söz gönderip şarkı yazdım ben, bunun arkasına altyapı kaydedilecek (Beste yapılacak değil dikkatini çekerim! :)) diyen o kadar çok mesaj aldım ki! Söz olmazsa enstrümantel müzik olabilir ama müzik olmadan şarkı olur mu yahu! Yapılacak besteyi bu kadar değersizleştirmeyin. Yapmayın, gözünüzü seveyim :)
Şarkının Bölümleri
Şimdi
sıra şarkıların bölümlerine geldi. Bu bölümleri iyi bilmeli elinizden
geldiğince buna uygun yazmalısınız. Şarkılar da birer küçük hikayeciklerdir.
Şarkının kıta bölümlerini hikayenin giriş gelişme bölümü gibi düşünüp
anlatmalı, nakarat kısmında ise sonucunu veya ana fikrini yahut bütün kıtalarla
bağlantılı olan duyguyu anlatmalısınız. Malumunuz nakarat şarkıda dönüp dolaşıp
gelinen en çok tekrar edilen kısımdır. Birbirinden bağımsız olmamalı. Müzik
olarakta şarkıdaki en akılda kalıcı, en güzel ezgi bu kısım olmalı. Ha illa bir
nakarat olması gerekiyormu, bence gerekmiyor. Eğer anlattığınız hikayede böyle
bir ana fikir, sonuç gibi genele hitap eden bir şey yoksa, belki de sadece bir
‘durum’ dan bahsetmişseniz nakarat olmayabilir. Sizce de öyle değil mi?
Standart bir şarkının bölümleri:
1.Giriş
(Intro)
2.Kıta
(Verse)
3.Nakarat(Chorus)
4.Kıta
5.Nakarat
6.Köprü
(Bridge)
7.Nakarat
8.Çıkış
(Outro)
Burda şunu da eklemek istiyorum. Kıta diye yazılan kısım ile nakarat diye yazılan bölümün müziği aynı olamaz. Yani nasıl ki bölümlerde sözler farklı farklı ise ezgisi de farklı olacak. Var çünkü yapanlar, böyle mesajlar geldi :) Şarkı başından sonuna kadar hep aynı ezgiyi dönüyor sadece sözler farklı. Ne demiştik 1 tek melodi şarkı değildir. Yapmayın arkadaşlar :)
Prozodi Hataları
Son
olarak birde en çok gördüğüm prozodi hatalarından kabaca bahsedelim. Prozodi
hatası nedir? Anlayabileceğimiz şekliyle, yazdığınız sözün, yazdığınız
müziğe/ölçüye oturmama durumu. Söz uzun kalmıştır mesela, son bir iki hecesi
diğer ölçüye sarktığı için bölünür. Bunu örnekle anlatmam lazım. Maalesef
istiklal marşımızda bolca mevcuttur. Müzik cümlesi bittiği yerde kestim
kelimeleri bakınız;
korkma sönmez bu şafak
larda yüzen
alsancak
sönmeden
yurdumun üstünde
tüten en
son ocak o be..(!?!)
nim milletimin.
yıldızıdır
parlayacak o benim...
dir o
benim milletimindir ancak…
Bundan başka müzikte uzayan seslere, sözlerde sessiz harf denk gelmiş olmasından, (Duruma göre kelimelerin yerlerini değiştirebilir veya eş anlamlı sözcükle değiştirebilirsiniz.) müziğin dik çıktığı yerlerde doğası gereği zaten patlayan harfler olan ç,ş gibi harfleri yoğun kulanmaktan veya yine bu yerlerde ı, u gibi dar harfleri denk getirmekten kaçınmamız faydalı olur. Mısra ve kelime aralarında solistin nefes boşluklarını da hesaba katarak oturtmalıyız sözleri. Ben ilk başlarda heceleri sayma yöntemini kullanırdım. 1-2 hece fark yapıyı bozmuyor çoğunlukla. Fakat 5-6 ya falan çıkmışsa muhtemelen oturmayacak müziğe. Siz de kullanabilirsiniz. Küçük bir örnek vereyim;
Gez dim
se ni so kak so kak - 8 Hece
Val la
yok he sap ki tap – 7 Hece
İ çim de
a vaz a vaz – 7 Hece
yan yan
yan be nim le – 6 Hece
İstiklal
marşımızı da şu şekilde inceleyelim. Neden kelimeler bölünmüş, bir ezgi
bulduğunuzda ne kadar uzun dizeler yazmanız gerek, daha net anlayalım. Farz edin
ki henüz sözleri yazılmamış olsun. Na-na-na şeklinde müziğini söyleyin sadece;
Na-na-na-na-na-na-na
(her nota
bir na oldu. Müzik cümlesi burada bitti.
Toplamda
saydık, 7 heceli bir söz yazmalıyız. Bir ezgi bulduğunuzda ne kadar uzun dizeler
yazmanız gerektiğini de bu yöntemle bulabilirsiniz)
Bu ezgiye
yazılan söze bakalım;
Kork-ma
sön-mez bu şa-fak-lar-da yü-zen al-san-cak
1 2
3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14
Gördüğünüz gibi tam 7. Heceden, kelimenin bitmesine 2 hece daha varken bölünmek zorunda kaldı. Devamında kalan 7 hece ise bir sonraki müzik cümlesini doldurmak durumunda. Böylelikle ikinci mısra bir kelimeyle değil de laaarrdaaaa diye bir şeyle başlıyor. (Kelime değil, hece değil, ne desem bilemedim şey deyiverdim :) Tekliflere açığım fikri olan varsa :)
Bütün bunları kavramak, iyice özümsemek için çok çok şarkı dinlemenizi, dinlerken bölümleri burda ne yapılmış ne olmuş şeklinde dikkatlice analiz etmenizi tavsiye ediyorum. Ama nolur örnek almak için iyi modeller seçin kendinize. Hitmiş gibi gösterilip habire karşımıza çıkarılan duygudan, samimiyetten, dilbilgisinden yoksun kurabiye gibi tek seferde tükenip giden şarkıları ciddiye almayın. Çok çok dinleyin. Hissedin. Çok gözlem yapın çevrenizi, bu size yeni öykü fikirleri verir, yazdığınız şeye hissi geçirebilmek için empati yeteneğinizi geliştirirsiniz. Çok okuyun. Kelime haznenizi ve ifade yeteneğinizi geliştirin. Bol bol yazın. Yazmak uygulamadır. Uyguladıkça daha iyi şarkılar yazacaksınız. İlk yazdığınız şey, şarkının son hali değildir. Karalayıp üzerinde değiştire değiştire son hale ulaşırsınız. Şimdilik diyeceklerim bu kadar.
Yazımın başında da dediğim gibi herkesin yöntemi farklı. Tavsiyelerim benim deneyimlerimden çıkarımlarımdır. Bakın Evrencan'ın beste yapma formülü de neymiş;
Sen de kendi yöntem veya sorularınızı yorum kısmında paylaşabilir, başka bir tavsiyen varsa yorumlarda katkıda bulunabilir, yazıyı paylaşarak müzikle ilgilenen başka arkadaşlarımızın da faydalanmasını sağlayabilirsin. Tabii ki yanlış olduğumu düşündüğün bir konu varsa, doğrusunu yorumlara yazmanı çok isterim.
Bizden haberler, yarışmalar ve projeler için Facebook veya Instagram hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.
Bilgi ve tecrübelerinizi paylaştığınız için teşekkür ederim. Genel olarak katıldığım ve faydalı bulduğum bilgiler. Melodi ile ilgili söylediklerinize tam olarak katılamayacağım. Sıkıcı bir melodinin şarkı boyunca tekrar etmesi, şarkıyı kurtarmaya yetmez ama güçlü bir melodi ve melodiyle çok iyi örtüşen sözler bir araya geldiğinde çok iyi şarkılar ortaya çıkabilir. Zülfü livaneli'nin şarkılarını buna örnek olarak gösterebilirim. Karlı Kayın Ormanı, Kardeşin Duymaz, Hiroşima, Leylim Ley, Yiğidim Aslanım.. şarkılarını yıllardır severek dinlerim. Bu şarkılarda sadece bir melodi vardır, nakarat da yoktur. Bu şarkıların hepsinde şarkı boyunca aynı melodi farklı sözlerle tekrarlanır.
YanıtlaSilRemzi bey ben teşekkür ederim zaman ayırıp okumuşsunuz. Ben de %100 uyulması gereken kurallara inanmam. Nakaratsız şarkı ben de yazdım. Fakat yazıda popüler müzikte genelde uygulanan formülü belirtmek istedim. Melodinin sıkıcı olup olmaması dinleyenin zevkine göre değişkendir ama şarkıda tek düzelik ve aynılık popüler müzikte dinleyici üzerinde pek iyi sonuç vermiyor. Bir de popüler müzikte melodiler genellikle daha basit ve kısadır. Örnek verdiğiniz Livaneli şarkılarında da melodilerin uzun ve varyasyonlu işlendiğini, bazısında da nakarat mantığında olmasa da birden fazla melodi kullanıldığını duymuşsunuzdur. Yine de ticari kaygılardan bağımsız düşünülürse şarkı yazmak elbette serbest bir alan.
Silsesimin güzel oldugunu düsündügüm icin bu konuda ilerlemek istiyorum bunun icin de ilk adımın sarkı yazmak oldugunu düsündüm gercekten cok detaylı güzel ve acıklayıcı bir yazı olmus emeginiz icin tesekkür ederim
YanıtlaSil